17.8.14
Büyükusta Barış Esen'e dil uzatanlar utansın!
GM Barış Esen 2014 Ağustos itibarıyla sahip olduğu 2589 rating ile Solak ve Ipatov'un ardından üçüncü sırada. Kısaca Türkiye'de doğan en yüksek ratingli satranççı diyebiliriz. Onun ardından Gurevic, Mustafa Yılmaz ve Suat Atalık geliyor.
Esen sadece satranç gücüyle değil ama karakteriyle de örnek birisi. Gerçi bazı davranışları çok safiyane ve sonuçları düşünmeden gerçekleşiyor ama olsun. Buna bir örnek Satranç Life dergisinde turnuvasını aktarırken yenilgi sonrası viskinin dibini getirmesini anlatması var mesela :) Eh tabii muhafazakarmış gibi yapmanın giderek arttığı bir dönemde TSF yönetimi tepki göstermiş.
Camianın en dürüst insanlarından biri olmasına rağmen Azerbaycan'daki bir turnuvada bilgisayar yardımı almakla suçlandı. Aslında turnuvada kimse de çıkıp "Suçluyorum" demedi. İşin ilginci Türkiye'de forum ortamlarında haset duygularıyla ona hücum edilmesiydi. Neymiş çıksın hesap versinmiş.
Suçlama öncesinde şüphe ve sonra kanıt gerekir. Barış Esen'in oynadığı oyunlarda inanılmaz bilgisayar hamleleri yoktu ve zaten olağanüstü performans da göstermedi ama Azerilerin şikayete bile dökmediği dedikodular buradaki bazı insanların ağzına sakız oldu. İlgili yazı burada.
İşin ilginciyse o sıralarda tam da başka bir oyuncunun bilgisayardan hile alması iddiaları vardı. Üstelik bu iddialar oldukça kuvvetli delillere sahipti. Oyuncunun arka arkaya sürekli bilgisayar hamleleri yapması, arka arkaya turnuvalarda olağanüstü sonuçlar bu düşünceyi pekiştiriyordu. Üstelik iddialara göre bu oyuncuya bir arkadaşı uzaktan hareketlerle mesaj vermekteydi. Maalesef şu anki kurallarda bunlar suçlamak için kaynak bile olamıyor. O oyuncunun yardım almadan öyle asla oynayamayacağını biliyorsunuz ama FIDE bu konuda çok yetersiz.
O oyuncu deşifre oldu ve sonra satranç arenasından çekildi! Formunun zirvesindeyken başarıdan başarıya koşarken bir anda satranç oynamayı bıraktı. Eh biliyor ki yardımsız o performansı gösteremez.
Peki kıskançlık içerisinde suçlanan Barış Esen ne durumda. O 2589 ratinge sahip saygın bir Büyükusta.
Utanın!
16.8.14
2014 Norveç Olimpiyatlarında Milli Takım
Milli Takımımız Dragan Solak, Barış Esen, Mustafa Yılmaz, Emre Can ve Ipatov'dan oluştu. 12 yıl evvel hayal edemeyeceğimiz şekilde tüm oyuncularımız Büyükustaydı ve bu zorlu turnuvada 21'inci olarak en iyi sonucumuzu elde ettik. Takımımız o kadar kuvvetlenmiş durumda ki GM Kıvanç Haznedaroğlu ve GM Suat Atalık takımda yer bulamadı. Gerçi Atalık ile TSF harp içinde ama en azından forum ortamlarında pek kimsenin de Suat Atalık bu takımda olmalı dediğini duymadık.
GM Ipatov lejyoner bir oyuncu gibi. En azından dışarıdan öyle gözüküyor. Belli ki ülkesinde bulamadığı imkanları Türkiye'de bulmuş durumda. GM Dragan Solak ise eski Milli Satranççı Yıldız Çavuşoğlu ile evli ve Türkiye'de yaşıyor ve büyük olasılıkla benden iyi Türkçe konuşmakta. Bu sebeple sadece bir transferle bu sonucu elde ettiğimiz söyleyebiliriz.
21'inci olarak Almanya, İngiltere ve Bulgaristan gibi satranç devlerini geride bıraktık. Bir aralar çok üzerimizdeki Gürcistan, Yunanistan gibi ülkeler ise çok aşağımızda. Her zaman artıları toplayarak ilerlemeye çalışırım ve bu sonucu takdirle karşıladım ama bu başarının pek de coşkuyla karşılanmaması ilerisi için daha da umut veriyor. GM Barış Esen'in de ilk 3 dışındaki sonuçlar başarı değildir diye facebook'ta açıklaması da var. TSF'de ise bu sonuçtan "Olimpiyat tarihimizin en iyi sonucu" olarak bile bahsedilmemiş.
Yukarıdaki resimde Ipatov, Can ve Esen'in arkasında ayakta Basın Sorumlusu ve Menajer Fatma Koç, antrenör GM Miroshnichenko ve GM Solak görülmekte.
İleride başka başarılara imza atmaları dileğiyle.
21.7.14
İki Yeni Blog
2.2.13
Satranç Okulu Artık Güncelleniyor!
Uzunca bir süredir üzerinde çalışmadığım www.satrancokulu.com u artık sıklıkla güncelliyorum. Son zamanlarda Tata Çelik Turnuvası'na ağırlık verilmiş olsa da "10 dakikada satranç dersleri" "10 dakikada satranç açılışları" gibi düzenli dersler yayınlanmakta. Ayda bir de ödüllü satranç sorusu site içerisinde yarışma heyecanı yaratıyor. www.chess.com sitesinin appleti ile site üzerinden artık satranç derslerini takip etmek ise daha da kolay.Sitede bir başka yenilik "Canlı Satranç" bölümünün açılması. Maalesef bu bölüm Türkçe değil ve Chess Hotel isimli bir siteden destek alınıyor. Yine de online canlı satranç oynamak çok da zor değil. Sadece zaman kontrolünü seçip rakip arıyorsunuz. Ayrıca Satranç Oyna Odası da yenilendi. Artık indirmeden satranç oynayabileceğiniz flaş programlar daha da keyifli!
Her ay başında başlayan ödüllü satranç yarışmasında doğru cevap gönderenler arasından seçilecek 10 kişiye satranç cd'si hediye edilmekte. Bu ödülü kazananlardan birisi de pekala siz olabilirsiniz.
Bir süre öncesine kadar sitenin neredeyse tamamı satranç cd'si reklamlarına teslim edilmişti. Nihayet aylar sonra kendimde enerji bulunca Satranç Okulu eski keyifli günlerine nihayet döndü. Umarım siz satranç severler de siteye ilginizi eksik etmezsiniz.
6.10.12
Hiçbir Başarı Kötülüksüz Kalmaz
Satranç camiasında bu durumçok daha tipiktir. Kısa bir süre önce hayretler içinde buna şahit oldum. Türkiye'nin önde gelen başarılı satranççılarından biri Azerbaycan'da turnuvaya katılmış ve başarılı sonuçlar elde edince Azeri oyuncular bilgisayardan yardım almakla itham etmişler. Daha doğrusu dedikodular yaymışlar. Oyuncu cep telefonunu tur öncesinde hakeme teslim edince olayı "Hakem aramada cep telefonu buldu" diye yaymışlar. Çok tuvalete gitmek iyi oynamak (zaten iyi oyuncu) değerli kanıtlar olmuş. Efendim falanca da şikayet etti diye uydurmalar devam etmiş. En vahimi ise bunların bir satranç forumunda "İnanmıyoruz ama oyuncumuz hakkında şu iddialar var" diye uydurma şeylerin maddeler halinde düzülmesi. Dünyada hiçbir yerde bu dedikodular yansıtılmazken bunların bizde ballandıra ballandıra anlatılması ilginç ama şaşırtıcı değil. Biz bize yeteriz birbirimize zarar vermede. Bu konuyla ilgili daha yazacağım. Gerçekten ibret verici bir konu.
15.6.12
Sandalyeyi Kaybeden Satranç Hakemine Kırmızı Kart!
FIDE'nin
yeni kurallarına göre satranç saatine hakemler bastığı anda
sandalyenizde oturmuyorsanız kaybettiniz demektir. Zaten zor olan
satranç sporu giderek daha da zorlaşıyor. Şehir trafiğinde artık
insanlar turnuva salonuna 30-45 dakika arası erken gelmek zorunda çünkü
"Sıfır tolerans" var. Takım maçlarında takım kaptanı daha da stresli.
Her oyuncunun peşinden koşmalı çünkü 10 oyuncunun kaderi bir oyuncunun 1
saniye geç kalıp kalmamasına bağlı olabilir. FIDE kendince satranççıları kurallarla sıkıştırarak satranca daha da saygınlık ve popülerlik kazandırmak istiyor. FIDE Başkanı Kirsan Ilyumzhinov defalarca Dünya Şampiyonluğu formatını değiştirdi, kurallarla oynadı, zaman kontrollerini değiştirdi ama maalesef internet çağında olmamıza rağmen 1972 Spassky - Fischer Maçının yarattığı etkinin yakınına bile gelemedi.
Sıfır Tolerans Niye Saçma
- Diğer sporlardan farklı olarak bir oyuncunun oyuna geç kalması bir satranç oyununun başlayamayacağı anlamına gelmez.
- Maça geç kalmanın cezası vardır. O da kaybedilen zamandır.
- Diğer pek çok sporda oyun başlayamadığı halde bile belli bir süre beklenir.
- Futbolda ve pek çok sporda sporcunun o geniş sahanın herhangi bir yerinde bulunması yeterlidir. Satranççının bulunma alanı ise sadece bir sandalye ile sınırlı.
- Oyun esnasında satranççının gidebileceği bölgeler oyun alanıdır. Dolayısıyla salonda bulunması sahada bulunması anlamına da gelmeli.
- Pek çok takım sporunda maç öncesi sporcular soyunma odasında toplanır. Sahaya çıkarken onları kimse engellemez veya dikkatini dağıtmaz. Özellikle lig maçlarında böyle bir imkan sağlanamıyorsa sıfır tolerans oyuncuları ve kaptanı zora sokmak demektir.
Satranççılar da Şunları İstesin O Zaman!
- Lig Maçlarında her takıma özel bir oda. Böylece takım kaptanı oyuncularını bir araya getirerek topluca maç alanına zamanında götürebilir!
- Her oyunun bir hakem tarafından dikkatle takip edilmesi. Bu yapılamıyorsa her oyunun kamera ile kaydedilmesi. (Madem bu spor, her oyun da hakem tarafından takip edilmeli. Oyunda belki oyuncu dokunduğu taşı oynamıyor veya yan tarafa hamle söylüyor. Oyunculardan herşeyi beklerken iyi. Organizatörler, FIDE, hakemler çalışsın bakalım. Hakemin izlemediği oyun olur mu hiç!)
- Sadece oyuncuların kullanabileceği tuvaletler. Ayrıca bu tuvaletler de görevliler de olsun ki oyuncular yardım almasın.
- Bir hakem kararı ile ilgili bir itiraz dilekçesi yazılırken ciddi bir para da ödeniyor ve haksız bulunmanız halinde bu parayı geri alamıyorsunuz. Haklı olduğunuz durumda da federasyon yarattığı mağduriyet için çok daha yüksek bir para versin. Bu başvuru parasının yanma tehlikesi maalesef pek çok olası itiraza engel olmakta. Bu da satranççıların hak arama yönündeki bir sıkıntısıdır.
- Tura başlandığı anda satranç taşları yanlış dizili ise sorumlu hakem turnuvadan atılsın (Yanlış dizmesin efendim! Oyun yanlış dizili taşlarla başlarsa 3 hamle sonra geriye dönüş yoktur. Madem böyle hayati bir hata yapıyor, hakem cezalandırılsın. Üç defa aynı hata olursa organizatöre ceza verelim bir daha turnuva organize etmesin. Oyuncu 1 saniye geç gelince oyun kaybediliyor, takım ligden düşüyor, on binlerce lira boşa gidiyor. O zaman onlar da dikkatli olsun taşları yanlış dizmesin!)
- Notasyon kağıtları eksik konmuşsa yine yukarıdakine benzer cezalar verilsin. Futbol maçı başlamış ve top yok adeta. Oyuncunun 1 saniye geç kalmasını tolere edemiyorsan bu hiç affedilemez bir hata!
- Maç başladığı anda sandalye eksikse yukarıdaki cezanın misli misli olmalı. Sandalye olmazsa oyuncu yerine oturamaz ve hükmen kaybeder! Organizatörler ve hakemler özellikle sandalyeden sorumlu olmalı. Kötü niyetli birinin sandalyeyi kaçırmasına izin verilmemeli.
22.11.11
Son Satranç Şövalyesi
Son satranç şövalyesi Jirayr Çakır bir Grand Prix Turnuvası ile anılıyor. Yaşı 30'u geçen pek çok satranççı için Jirayr bey simge bir isim. Son yıllarında elindeki bastonu ile adeta özdeşleşmişti. Aslında ilerlemiş yaşına rağmen o bastona düşünüldüğü anlamda pek ihtiyacı olduğunu sanmıyorum. Ne var ki satranç ile ilgili olarak belli bir yere, kuruma gittiğinde şık kıyafetini tamamlayan bastonunu yere vurduğunda veya etrafa bir kılıç gibi savurduğunda karşı tarafta yarattığı sinme duygusu istediklerini kolayca yaptırmasını sağlıyordu.Suat Atalık başta olmak üzere pek çok satranççıyı bulduğu sponsorlarla yurt dışı turnuvalara göndermiştir. Eski dönemlerde pek çok zaman milli takıma seçilse bile oyuncular masraflarını karşılayamazlarsa gidemeyebilirlerdi.
Sohbeti çok hoş ve sevecen bir insandı. Turnuvalarda veya bazı durumlarda, sahte olduğu dışardan anlaşılması imkansız bir sertliği vardı. Eh turnuvalarda veya öğrencilerle ilgilenirken yumuşak olmanın pek hayatı kolaylaştırmadığı tahmin edilir.
Türk satrancına pek çok katkısı oldu. Sonunculardan biri ise Kasparov'u Çırağan Sarayı'nda simultaneye TEB sponsorluğunda getirtmesiydi. Ölümünün 8'inci yılında Çakır da adına yakışır şekilde Swiss Hotel'de 25-27 Kasım tarihlerinde KALDE sponsorluğunda düzenlenecek 2 turnuva ile anılıyor. Satrançseverlere açık ilk turnuvanın yanında Büyükustalar ve Türk Ustalar da kendi aralarında bir turnuva oynayacak.
Emre Aköz vefatından sonra şunları yazmıştı:
"....
Bu turnuvalarda hakemler de olurdu. Örneğin unutulmaz ustalardan, rahmetli Nevzat Süer bunlardan biriydi. Bir diğeri de Jirayr Çakır. Önce çocuk, sonra genç aklımla anlamıştım: Jirayr bey satranca gönül vermiş bir kişiydi. Satranç Federasyonu'nun başkanlığını da yapan Jirayr bey mütevazı bir insandı. Nazikti. Özveriliydi. Üşenmez, yüksünmez; turnuvalardan önce oyuncular hazır takım bulsunlar diye taşları kendi eliyle tahtaya dizer, saatleri ayarlardı.
Jirayr beyle özel bir ilişkimiz olmadı. Turnuvadaaan, turnuvaya... Onca yıl içinde üç beş cümle ya ettik, ya etmedik. Ama ailesinin ölüm ilanında dediği gibi 'Türk satrancının duayeni' olan Jirayr beye uzaktan uzağa sempati duydum. Zaten onun gibi hayırlı işlere gönül verenleri hep sevmişimdir."
Saygıyla AnıyoruzTurnuva için ayrıntılı bilgi : http://www.istanbul.tsf.org.tr/


